Tanıtım Yazısı:
Susie'nin aklı başında değil. Çünkü... Kendisini bizzat parmağında oynatan ve her bilmiş kız çocuğu gibi gıcık ötesi bir varlık olan kızı, dünya tatlısı bok üretim merkezi oğlu, sevimli fakat ne var ki iflah olmaz işkolik kocası uğruna bütün kariyerini, eşli eğlenceli günlerini, bekarlık sultanlığındaki tahtını feda etti.
Şimdi bütün dünya onun sabrını sınıyor. Üstelik bir elinden tutanı, bir yüzüne bakanı yok. İyi bir anne ve ev kadını olma yolundaki tüyoları magazin dergilerinde aramasın da nerede arasın 'dağıtmış' Susie!
Kendisi, kusmuk lekelerinden ve Michael Douglas'ı aratmayan saçlarından kurtularak, aynı bir tanrıça gibi, vücudu saran kaşmir kıyafetlere, altı aydan daha sık tıraş edilmiş bacaklara ve kim bilir, hatta belki de onu unutmayacak yeni bir kocaya terfi etmeye hazır. Geriye kalan, yeni bir gardırop, bir 4X4, eksi otuz kilo, biraz botoks, yarım düzine kadar dadı. Ve işte, devrim böyle yapılır kızlar!
Bu kitabın adını ilk okuduğumda aklıma annem geldi. Tam bir çıldırmış ev kadını. Komik, gırgırına okunacak bir şey gibi görüp alıp okuyayım dedim. Ama beklediğim gibi çıkmadı.
Tamam Susie bir ev kadını olarak başında belki çok büyük dertleri var. Sonuçta iki küçük çocuğa bakmak, evi toplamak, bir kocayla ilgilenmek ayrıca da kendine vakit ayırmak kolay değil. Aslında bakılırsa bence en zor mesleklerden biri ev kadınlığı, çünkü 7/24 mesaidesin, tatili yok, derdi koşturması çok, sorumluluğu bol ayrıca da ne maaşı var ne de bir teşekkürü.
Susie çıldırmış ev kadını neymiş gelsin bir de annemi görsün. Çocukların her yaptığı şeyin ilerde travmatik sonuçlar çıkaracağını düşünmesi, paranoyak halleri... Tamam her annede bir paranoyaklık vardır ama Susie'ninki saçmalık. Ayrıca kendini, yaşama şeklini TV programlarına göre değerlendirmesi, bütün gün salak dergilerde ünlü dedikodularına takılması.. Bunlar gerçek çıldırmış bir ev kadınının yaşadıkları değil.
Her ne kadar ev işleri, çocuklar, insanı kendinden bezdirtip, kendisini salmasına neden olsa da dışarı gece çıkarken yine de bir bayan üstüne başına bakabilir. Orda da abartmış. Yok kusmuk lekeli olmayan giyecek bir şeyi yokmuş da..
Ayrıca aldatıyorum diye ortada bir şey yokken kendi kafasında kuran bir insan gidip de yaptıklarını yapmaz. Düşündüğü duruma bildiğin kendi düştü. (Fazla detaya girmiyorum olur da okumak isterseniz keyfi kaçmasın) Yine de sonu fena değildi hani en azından bitiminde çok sıkılmadım.
Her neyse. Sonuç olarak gırgır olsun diye aldığım kitabın hiç de gülecek bir tarafını bulamadım. Dediğim gibi çıldırmış bir ev kadını mı görmek istiyorsunuz. Anneme söyleyeyim de en yakın zamanda bir kitap yazsın da 'bestseller' neymiş görün. =)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder