20 Eylül 2013 Cuma

Kitap Yorumu: Senden Önce Ben - Jojo Moyes

 
 
Tanıtım Yazısı:
 
Birbirlerine aşktan başka verecek hiçbir şeyleri yoktu...
 
Yaşamın ince detayları Lou'dan sorulur. Otobüs durağıyla ev arasında kaç adım var? Çalıştığı kafeye gelip gidenler nasıl bir hayat yaşıyor? Parlak yeşil elbisenin altına ne renk külotlu çorap giyilir? Onda bu soruların hepsinin cevabı var. Kolayca mutlu olabildiği küçücük dünyasında bilmediği tek şey hayatın çok daha karmaşık soru ve cevaplarla dolu olduğu...
 
Geçirdiği motosiklet kazasıyla hayatı altüst olan Will uzun süredir karmaşık sorularla meşgul. Bu hayatta diğer insanları mutlu eden küçük şeyler ona biraz olsun keyif vermiyor. Çevresindeki tüm renkler birden griye dönmüş ve böyle bir umutsuzluk içindeyken yapabileceği tek şeyin hayatını sonlandırmak olduğunu düşünüyor.
 
Peki, asık suratlı, aksi ve geçimsiz Will, Lou'nun rengarenk yaşamıyla karşılaşırsa neler olur?
 
Mucizelere inanmıyorsanız durup bir kez daha düşünün...

 
 
 
Bu kitabın tanıtımını gördüğümde "Sakın Son Bölümleri Otobüste Giderken Okumayın. Ağlamamak için kendinizi tutmaya çalışırken bir enkaza dönüşebilirsiniz." yazıyordu. Kitabın çıkmasını sabırsızlıkla bekledim ve aldım. Sulu göz bir insan olduğumu biliyorum. Kitap film fark etmez ağlarım. Ama bu kitap şimdiye kadar beni bu kadar etkileyip en çok ağlatan kitap olmuştur. Uzun bir süre etkisinden çıkamadım. Sanki kitabın sonunda hayat durdu ve dışardaki hayat nasıl devam ediyordu anlamıyordum.
 
Will başarılı bir iş adamıdır ve spor, adrenalin dolu bir hayatı vardır. Will geçirdiği kaza sonucu felç kalır ve tedavisi yoktur. Lou ise kendi küçük dünyasında, küçük detaylarıyla mutlu bir hayatı vardır. Bir kafede çalışmaktadır ve çalıştığı kafe kapanınca işsiz kalır.
 
Will'in annesi oğlunun durumundan ve hayata kendini kapatıp intihara teşebbüsünden dolayı bir hasta bakıcı aramaktadır. Yeni işsiz kalan Lou da başka iş bulamadığından bu işe başvurur. Will hayata küstüğü gibi bütün hırsını etrafındaki kişilerden almaktadır. Lou da ilk geldiği günden beri Will'in aksiliklerine maruz kalmaktadır. Fakat Lou'nun neşeli tavırları, hayata bakışı ve Will'den vazgeçmemesi dikkatini çekecek ve yavaş yavaş Lou'ya alışacaktır.
 
Tek, büyük sorun Will artık yaşamak istemiyor. Lou Will'in fikrini değiştirecek mi? Lou'nun hayata bağlılığı, enerjisi, sevgisi Will için yeterli olabilecek mi?
 
Yukardaki tanıtımda "Mucizelere inanmıyorsanız durup bir kez daha düşünün..." yazıyor. Bu sizi kandırmasın, elinde sonunda son bölümlerde çok ağlayacaksınız.
 

 
 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder